Hukukun temelini oluşturan kişiler, gerçek ve tüzel olarak ikiye ayrılır. Her iki kişi türünün de farklı hak ve yükümlülükleri bulunur. Bu yazıda tüzel kişiyi tüm boyutlarıyla ele aldık.

Tüzel kişi ne demektir?

Hukukun temelini kişiler oluşturur. Bu nedenle hukuk kişiler için ortaya çıkmıştır. Hukuka göre kişinin birtakım yükümlülükleri vardır. Bu yükümlülükler, kişilerin sahip oldukları haklar ve borçlardan dolayı var olmuştur. Başka bir deyişle kişiler hak ehliyetine sahiptir. Hukuk düzeninin sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olmada eşit olmada hak ehliyeti olan kişiler, gerçek kişiler olarak adlandırılır. Ancak Türk Medeni Hukuku’nda kişiler yalnızca gerçek kişiler olarak sınıflandırılmaz. Tüzel kişiler de kişi statüsündedir.

Tüzel kişiler; yasal kısıtlamalara uygun olarak kurulan, ortak bir amacın süreklilik ve düzen içinde gerçekleşmesini ve bu amaç için örgütlenilmesini sağlayan, kişi veya mal topluluklarından bağımsız olarak oluşan varlıklardır. Tüzel kişiler hukuka göre iki farklı gruba ayrılır. Bunlardan ilki kamu tüzel kişileri diğeri ise özel hukuk tüzel kişileridir. Kamu tüzel kişilerine verilebilecek öncelikli örnek devlettir. Özel hukuk tüzel kişilerine örnek olarak da Manavgat Gençlik, Spor ve Çevre Klübü Derneği gösterilebilir. Tüzel kişiler kendilerini oluşturan şahıslardan bağımsız ayrı bir kişi olarak kabul edilir. Bu nedenle kendisini kuranlarla değil organları aracılığıyla tanımlanır ve varlığını oluşturur.

Kamu tüzel kişileri

En büyük tüzel kişiliğin devlet olduğunu söylemiştik. Devlet mekanizması merkezi yönetim sisteminin yanı sıra yerel yönetim sistemlerini de hayata geçirmeye ihtiyaç duymuştur. Böylelikle devlet dışında devletin alt kurumları olarak yeni tüzel kişilikler ortaya çıkmıştır. Ülkemizde kurulan bu tüzel kişilikler kamuya daha iyi ve daha hızlı hizmet verebilmek amacıyla kurulmuştur. Kamu için kurulmuş bu tüzel kişilere kamu tüzel kişileri adı verilir. Yalnızca kanunla veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulabilen kamu tüzel kişileri, kendileriyle ilgili olan hükümleri kendi kuruluş tüzüklerinde belirtir. Kamu tüzel kişiliklerin hukuki ve bazı mali sorumlulukları bulunur. 

Özel hukuk tüzel kişileri

Özel hukuk tüzel kişileri kamunun gücünden yararlanma yetkisi olmayan ve kişisel çıkarlar amacıyla kurulan varlıklardır. Adından da anlaşıldığı gibi özel hukuk alanında faaliyet gösterirler. Bu tüzel kişilerin kurulmalarında “sınırlı sayı” ilkesi geçerlidir ve kanunun öngördüğü şekillerde kurulabilirler.

Özel hukuk tüzel kişileri kendi içinde yapıları bakımından iki farklı gruba ayrılır. Bunlar kişi toplulukları ve mal topluluklarıdır. Kişi topluluğuna örnek olarak dernekler, ticaret şirketleri, sendikalar ve siyasi partileri gösterebiliriz. Mal toplulukları için de vakıf örneği verilebilir.

Özel hukuk tüzel kişilerine birçok ortaklık da dahil edilebilir. Şirket ortaklığı da bu ortaklıklardan biridir. Bunun dışında kooperatiflerinde amaç bakımından diğer ticari ortaklıklara kıyasla biraz daha farklı olmalarına rağmen tüzel kişilikleri bulunur.

Özel hukuk tüzel kişileri ve kamu tüzel kişileri arasındaki farklar

Kamu tüzel kişileri ve özel hukuk tüzel kişileri arasındaki en temel fark Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 123. maddesinde geçen “kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.” ifadesiyle ortaya çıkar. Daha önce de belirttiğimiz gibi kamu tüzel kişiliğinin kurulması için kamusal bir yetki kullanılması zorunluluğu vardır. Yalnızca Anayasa tarafından görevlendirilmiş organlar bu yetkiye sahip olurlar. Özel hukuk tüzel kişileri de belirli bir kanun çerçevesinde kurulur. Ancak bu kurulum idari bir işlem olarak kabul edilmeyip özel hukuk hükümlerine tabi olarak gerçekleşir. Bu düzenlemelerden hareketle, özel hukuk hükümleriyle bir kamu tüzel kişiliği kurulamayacağı sonucuna varılabilir.

Kamu tüzel kişiliklerinin gerçekleştirdiği faaliyetlerin ana amacı ve varlıklarının temel sebebi kamu yararıdır. Özel hukuk tüzel kişileri kendi tüzüklerine tabi iken kamu tüzel kişileri idare hukuku hükümleri çerçevesinde işlem görür.

Kamu tüzel kişileri, birçok konuda üstünlük tanıyan kamunun gücünden yararlanma hakkına sahiptir. Kamu tüzel kişileri, tek taraflı işlemlerinde ve kendi faaliyetlerinde kanuna bağlı kalmak şartıyla düzenleyici işlemler yapma hakkına sahipken, özel hukuk tüzel kişilerinin kamu gücüne sahip olmamalarından ötürü böyle bir hakkı bulunmaz. Bu nedenle özel hukuk tüzel kişilerinin işlemleri yalnızca üyelerini, ortaklarını ve gerçekleştirdikleri işlemlerinin muhataplarını kapsar.

Kamu tüzel kişiliğinin sahip olduğu mallar tüzel kişiliğin malı değil kamu malı sayılır ve bu tüzel kişilikler hiçbir şekilde kar elde etme amaçlı faaliyetler yürütemezler. Gelir elde eden kamu tüzel kişiliklerinin gelirleri kamu geliri sayılır. Özel hukuk tüzel kişilerinin malları ve gelirleri herhangi bir illegal durum olmadığı takdirde kendilerine aittir. 

Özel hukuk tüzel kişilerine cebr-i icra uygulanabilir, gerekirse iflasları istenir ve mallarının üzerinde haciz gösterilebilir. Ancak kamu tüzel kişilerine bu işlemler uygulanamaz.

Kamu tüzel kişilerinin işlerini yürütmek üzere çalıştırılan personeller kamu görevlileri ve memurlardır. Kamu tüzel kişileri, personel seçmekte serbest değillerdir ve bu görevliler genellikle devlet tarafından atanır. Özel hukuk tüzel kişilerindeki personeller tüzel kişilerce ve tüzel kişilerin kendi belirledikleri işe alım yöntemleriyle seçilir. 

Kamu tüzel kişisiyle personeli arasında çıkan sorunlar idari yargı, özel hukuk tüzel kişisiyle personeli arasında çıkan sorunlar adli yargı aracılığıyla çözüme kavuşturulur. 


İşletmeniz için en uygun Mikro Yazılım programını seçmek için tıklayın.

Şimdi Mikro Yazılım programlarını kiralama modeliyle de kullanabilirsiniz.