Harika bir fikriniz var, hayalleriniz büyük… Hayallerinize ve idealinizdeki yapıya uygun bir şirket de kurdunuz, tebrikler! Şirketiniz muhtemelen KOBİ statüsünde. Peki girişiminize daha iyi bir gelecek planlamak için KOBİ’lerle ilgili daha çok bilgi sahibi olmak ve hayat kurtarıcı tavsiyeler edinmek ister misiniz? 

Cevabınız “evet” ise, bu yazı tam size göre!

KOBİ nedir?

KOBİ sözcüğü, “küçük ve orta boy işletmeler” ifadesinin kısaltılmış halidir. KOBİ’ler, 4 Kasım 2012’de yayınlanan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanım ve Niteliklerini Belirleyen Yönetmelik‘te şöyle tanımlanır: “250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 40 milyon Türk lirasını aşmayan ve bu yönetmelikte mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak sınıflandırılan ekonomik birikimleri veya girişimleridir.” Bu tanımdaki sınırları aşan tüm işletmeler büyük ölçekli işletme sınıfına girer.

Günlük hayatın vazgeçilmezi olan KOBİ’ler, çalışanlarının sayısı ve finansal hacimlerine göre mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak üç sınıfa ayrılır. Devlet tarafından verilen destek ve teşvikler de genellikle bu sınıflara göre belirlenir. Hatta, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi‘ne (KOSGEB) üyelik şartlarının ilki KOBİ olmaktır.

  • Mikro İşletme: 10 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 1 milyon TL’yi aşmayan işletmelerdir.
  • Küçük İşletme: 50 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 8 milyon TL’yi aşmayan işletmelerdir.
  • Orta Büyüklükteki İşletme: 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 40 milyon TL’yi aşmayan işletmelerdir.

Yukarıda sıraladığımız niteliklere sahip bütün bağımsız işletmeler KOBİ sayılırken, ortaklıklar ve bağlı işletmeler, bu statüyü değiştirebilir. Eğer işletmenizin sermayesinin ya da oy haklarının yüzde 25’ine veya fazlasına, hâkim etki oluşturacak biçimde başka bir kurum veya kuruluş sahipse, işletmeniz KOBİ statüsünde değildir.

KOBİ’ler neden önemlidir?

Türkiye ekonomisinin yüzde 90’ından fazlasını KOBİ’ler oluşturuyor. TÜİK‘in verilerine göre, Türkiye’deki işletmelerinyüzde 99,8’i, istihdamın yüzde 73’ü, cironun yüzde 62’si, ihracatın ise yüzde 55’i KOBİ’lere ait[1].

Büyük bir kitleyi temsil eden KOBİ’ler, küçük olmanın sağladığı rahat hareket alanı sayesinde değişen koşullara daha kolay ve hızlı biçimde adapte olabillir, organizasyonlarına teknolojik yenilikleri uygulamak ve iş süreçlerini dijitale taşımak konusunda daha çevik hareket edebilirler. Bu anlamda, hem maliyet hem de zaman açısından büyük işletmelere göre daha avantajlı bir konuma erişebilir, dinamik yapıları sayesinde onlarla daha kolay rekabet edebilirler. Özellikle, ekonominin iyi gittiği dönemlerde, en etkileyici başarı hikayeleri KOBİ’lerden çıkar.

Ülke ekonomisinin can damarı olan KOBİ’lerin en büyük dezavantajı, ekonomik buhranlardan hızlı etkilenmeleri ve büyük işletmelere göre daha çok yara almalarıdır. Bunların haricinde, sermaye bulmakta zorlanmaları ve buna bağlı olarak da sınırlı pazarlama fırsatları elde etmeleri yaşadıkları diğer olumsuzluklar arasındadır. KOSGEB, küçük ve orta ölçekli işletmeleri işte bu alanlarda daha güçlü kılmak, performanslarını artırarak büyüme ve gelişimlerine katkı sağlamak için onlara destek ve hibeler sağlamaktadır.

KOBİ’lere yol gösterici tavsiyeler

  1. Verilere önem verin

İşinizin büyük kısmının data ve istatistiklere dayalı olduğunu biliyoruz. Ürün ve hizmetlerinize, çalışanlarınıza, müşterilerinize, üretim ve pazarlama süreçlerinize,  organizasyonunuzun parçası olan her bir birime ve sürece dair data toplamayı sürdürün. İlk fark ettiğinizde anlamsız gibi görünen birçok veri, bir araya getirilip işlendiğinde işletmenizle ilgili hayati bir kararı etkileyecek önemli bilgilere dönüşebilir. Unutmayın; sayı istatistik, istatistik analiz, analiz de strateji demektir.

İş zekasının bir işletmenin tüm karar alma süreçlerini ve iş akışını nasıl etkilediğini merak ediyorsanız, “BI nedir, şirketlere sağladığı faydalar nelerdir?” başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

  1. Süreçlerinizi standartlaştırın

İş yapış şeklinizdeki tutarlılık, başarınızı direkt olarak etkiler. İşletmenizin iş akışı, her yeni gün bir öncekiyle aynı olmalı; departmana, çalışana, müşteriye ya da işe göre değişmemelidir. Bunu sağlamak için, e-Dönüşüme katılmalı; organizasyonunuzdaki tüm kaynakları tek bir platform üzerinden ölçülebilir, kontrol edilebilir ve planlanabilir hale getirmelisiniz.

Kaynaklarınızı kolayca planlamanıza yardımcı olarak kârlılığınızı artıracak bir ERP çözümüne ihtiyacınız varsa, Mikro‘nun işletmenize uygun, Ekonomik Seri ürünlerini buradan inceleyin:

https://www.mikro.com.tr/erp.html

 

  1. Potansiyelinize inanın

Eğer siz kendinize inanmaz ve güvenmezseniz, işletmenizdeki diğer çalışanlar, müşterileriniz ya da rakipleriniz de sizdeki potansiyeli fark etmez. Elinizdeki teknolojik ve dijital olanaklar sayesinde, ulusal pazarda yeterince piştikten sonra dünyanın dört bir yanındaki farklı pazarlara da ulaşabileceğinizi bilin.

“Dijital dönüşümün KOBİ’lere sağladığı yararlar nelerdir?” başlıklı yazımıza da göz atmak ister misiniz?

 

  1. Müşterilerinizi memnun edin

Memnun müşteriler, size yeni müşteriler kazandırırken; memnuniyetsiz müşteriler mevcut ve potansiyel müşterilerinizi de kaybetmenize sebep olur. Müşterilerinizi yakından tanıyın ve iletişimde şeffaf davranarak onların da sizi tanımasına müsaade edin. İyi hizmet, kurduğunuz bu çift yönlü ilişkiyle desteklendiğinde daha anlamlı olacaktır. Müşteri odaklı bir şirket olmayı hedefliyorsanız, müşteri ilişkileri yönetimine daha çok önem vermeniz gerekebilir.

“CRM nedir? Şirketler için neden önemlidir?” başlıklı yazımıza da göz atmak ister misiniz?

 

  1. Muhasebenizi bilin

Gelir ve giderlerinizin takibini aktif olarak yaparsanız, gelecek öngörüsünde daha başarılı olur, karar alma mekanizmanızı daha etkin biçimde çalıştırırsınız.

Mikro Yazılım’ın farklı sektörlerin farklı ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak hazırladığı özel KOBİ paketlerini buradan inceleyebilirsiniz:

https://www.mikro.com.tr/kobiler-icin.html

Eğer daha ufak bir işletmeniz varsa, Mikro’nun köklü tecrübesini yeni nesil ön muhasebe yöntemleriyle buluşturan MikroX‘e de bir göz atın. Girişiminizi destekleyen, işletmenizin sağlıklı biçimde büyümesine yardım eden bir ön muhasebe programına ihtiyacınız varsa MikroX’i 15 gün ücretsiz olarak deneyebilirsiniz.

https://www.mikrox.com.tr

 

  1. Sistem ve yazılımlarınızı güncel ve güvende tutun

Kullandığınız sistem ve yazılımların son teknolojiye uygun, tüm dünyayla entegre güncel sürümlerini kullanın. Ayrıca, hem şirketinize hem de müşterilerinize ait birçok bilginin yer aldığı bu platformların güvenli olduğundan emin olun.

 

[1]TÜİK Küçük ve Orta Büyüklükteki Girişim İstatistikleri http://www.tuik.gov.tr/PreTablo.do?alt_id=1033