Pandemi, sadece birkaç ay içinde dünyadaki herkesin yaşam ve çalışma biçimini değiştirdi. Bu süreç, değişen koşullarla birlikte evrimini sürdürecek ve özellikle iş yaşamında yepyeni standartlar belirleyecek. Peki bizi neler bekliyor?

Koronavirüs (Covid-19) salgını, tüm dünyada sanayilerin kapısına kilit vurdu, borsaları kapattı, okulları tatil etti. Geçici bir süre için de olsa dünyanın daha yavaş döndüğünü hissediyor gibiyiz. Böyle bir ortamda, uzaktan çalışma modeli pek çok şirket ve çalışanın biricik alternatifi oldu ve çalışanlar, başlarında onları aktif olarak kontrol eden bir yönetici olmadan da çalışabileceklerini fark ettiler. 

Şirketler uzaktan çalışmaya daha çok yatırım yaparken çalışması zorunlu olan işçilerin bir kısmı ya da çalışma biçimleri yeni koşullara adapte edilemeyenler işlerinden oldu. 2021 yılına dek tüm dünyada Koronavirüs kaynaklı bir durgunluk yaşanacağı tahmin ediliyor. Zira kısıtlamalar yavaşça azalırken yeni koşullar çerçevesinde verimli bir düzeni oturtmak biraz vaktimizi alabilir. 

Peki önümüzdeki ay ve yıllarda bizi başka hangi değişiklikler bekliyor? 

Ofiste çalışmak bir statü sembolü haline gelebilir

Pandemiden sonra vaktimizi evden çalıştığımız ve ofisten çalıştığımız zamanlar olarak ikiye ayırabiliriz. Çünkü kimi zaman hem çalışan hem de işveren için gayet verimli olduğu için evden çalışmayı sürdürebilir ancak bazı toplantılar için ofise gitmeye de devam edebiliriz. Daha fazla insanın uzaktan çalışmasıyla şirketler, tek bir merkez ofise sahip olmak yerine çalışanların yoğunlaştığı yerlerde bölgesel merkezler açabilir veya ortak çalışma alanlarına erişim sağlayabilir. Bu durum, işlerini hala büyük bir şehirde, büyük bir iş merkezinde sürdürmeye devam edebilecek bütçeye sahip şirketler için bir statü göstergesine dönüşebilir. Bu da marka bilinirliği ile sektördeki popülariteyi etkileyerek şirketin yeni yetenekler için bir çekim merkezi olmasını sağlayabilir.

Koronavirüs sonrası iş yerleri nasıl değişecek? Covid-19 sonrası öngörüler

Toplantıların yerini e-mail’ler alabilir

Salgın sonrası takvimimizde muhtemelen eskiye göre çok daha az toplantı göreceğiz. Koronavirüs devam ederken daha önce kullanmadığımız birçok online araçtan, yepyeni iletişim ve proje programından faydalanmaya başladık, yeni teknolojileri öğrenme konusunda da daha sabırlı davranıyoruz. Öğrendiklerimizi pandemi sonrasında da uygulamaya devam edeceğiz. Artık fiziksel toplantılar yerine daha çok e-mail gönderecek, daha fazla görüntülü görüşme yapacağız. 

Uzaktan çalışan ekibinizle nasıl sağlıklı bir iş birliği yaparsınız?

Uzaktan çalışırken çalışma arkadaşlarınızla nasıl gün boyu iletişimde kalabilirsiniz?

İş seyahatleri azalacak

Koronavirüs, iş seyahatlerinin yavaş yavaş sonunu getirebilir. Seyahat etmeyi kısıtlamalar dolayısıyla ister istemez bıraktık. Bundan sonra da sağlık önlemleri gereği çok mecbur olmadıkça hiçbir iş yeri çalışanını seyahate göndererek riske atmayacaktır. Zaten müşteriler ve tüketiciler de bu konudaki tercihlerini değiştirecek, kendilerini başka bir yerden görmeye gelen bir misafiri sosyal mesafe kuralı gereği pek de istemeyecektir. Bu durum, seyahatin yerini teknolojik araçların alması sonucunu doğururken şirketlerin de bir yandan bu alanda maliyetleri nasıl düşürebileceklerini görmelerine yardım edecektir.

Zorunlu tıbbi taramalar yeni norm olabilir

İş yerinde yapılan ateş ölçümü ve antikor testi gibi tıbbi taramalar, önümüzdeki aylarda işe geri dönenler için rutin kontrollere dönebilir. Bir yandan, Covid-19’a karşı bağışıklık kazanıp kazanamadığımız konusu bilimsel olarak kanıtlandıktan sonra, iş yerleri çalışanlarının Covid-19’a karşı bağışıklıkları olduğunu gösteren bir çeşit sertifika isteyebilir. 

İş arkadaşlarının kişisel ilişkileri güçlenebilir

Salgın sırasında hepimiz iş arkadaşlarımızdan uzak kaldık ve onların değerini yeniden anladık. Ayrıca uzaktan çalışma sürecinde iş arkadaşlarımızdan daha çok destek aldık, birbirimize daha güvenle çalıştık. Bu durum, iş yerine döndüğümüzde daha yakın, birbirimize karşı daha yardımsever ve daha anlayışlı olmamızı sağlayabilir. 

9-5 çalışma saatleri tarihe karışabilir

Pandemi süresince bir yandan ev ve iş yaşamımızı dengelemeyi öğrenirken bir yandan da zamanımızı kendimiz yönettik ve tamamen kendimize özel çalışma koşulları yarattık. Ofise döndüğümüzde de bu otonomiyi sürdürmek isteyebiliriz. Böylesi bir ortamda işverenlerin, çalışma saatleri ve çalışma ortamları konusunda esneklik göstermeyi reddetmesi çok daha zor olacak. Bununla birlikte e-mail ve mesajlara günün her saatinde yanıt verme konusunda eskiden hissettiğimiz baskıyı hissetmeyecek, daha rahat çalışacağız.

Ofiste cinsiyet dengesi kurulabilir

Maalesef kadının, ailesi için çalışma koşullarını değiştirmek zorunda bırakıldığı, erkeğin üzerinde böyle bir baskı yokken kadının bu konuda daha çok ‘fedakarlık’ göstermesinin beklendiği bir dünyada yaşıyoruz. Ancak pandemi süresince cinsiyetinden bağımsız herkes ev ve iş yaşamını dengelemenin önemini kavradı. Bu bilgi ve anlayış, pandemi sonrasında da kadının işgücünde kalmasını kolaylaştırabilir. Örneğin çocuk sahibi olduktan sonra kariyerine ara veren bir kadının, iş yerine bu seçimi nedeniyle ücret, fırsat ve daha pek çok açıdan kayba uğramadan dönebildiği, cinsiyet eşitliğinin arttığı bir çalışma ortamı yaratılabilir.

Orta yönetim pozisyonları ortadan kalkabilir

Ücret artışında tüm dünyada uzun süredir bir durgunluk yaşanıyor. olmasının bir nedeni var: Çünkü işten çıkarmalar nedeniyle işsizlik artıyor ve çalışanlar orta yönetim rollerine terfi edemiyor. Pandemi sonrasında da bu durumun yaşanması  çok olası. 

Otomasyon artabilir

Son yıllarda, restoranlardan perakendecilere kadar birçok işletme, mümkün olduğunca az sayıda fiziksel işçi çalıştırıp işgücü için algoritmalardan destek almayı tercih ediyor. Pandemi sonrasında da otomasyona olan ilgi yükselecektir. Zaten araştırmalar, otomasyonun ekonomik krizler sırasında daha çabuk kabul edildiğini söylüyor.


İşletmeniz için en uygun Mikro Yazılım programını seçmek için tıklayın.

Şimdi Mikro Yazılım programlarını kiralama modeliyle de kullanabilirsiniz.